Diş Hekimliğinin temel amacı dişlerin ve çevre dokularının sağlığının korunmasıdır. Ancak kimi zaman tüm koruyucu hekimlik çalışmalarına rağmen dişler kaybedilebilir.

Kök Hücre Yöntemiyle Diş Tedavisi

Bu diş kayıpları insanlık tarihi başladığından bu yana çeşitli şekillerde telafi edilmiştir. Modern tıbbın gelişimiyle birlikte eksik olan dişler; doku dostu bir takım maddelerle, sayısına ve bölgesine göre köprüler, bölümlü protezler ve tam protezlerle telafi edilmeye başlamıştır.
Daha sonraları da kemik içine yerleştirilen vidalar (implantlar) diş hekimliği pratiğine girmiş ve neredeyse tüm diş eksikliklerinde kullanılır hale gelmiştir. Ancak sistemik hastalığı olan bazı (kemik hastalıkları, diyabet, bağışıklık sistemi bozukluğu vb.) kişilerde uygulanamaz.

Son yıllarda ise çeşitli doku kayıplarının telafisinde en iyi yöntem olarak hastanın kendi iyileşme potansiyelinin kullanıldığı “rejeneratif yöntemler” tıpta yeni bir çığır açmıştır. Rejeneratif yöntemlerin biri de henüz tam anlamıyla araştırılması sonuçlanmamış kök hücre “stem cell” çalışmalarıdır.

Kök hücreler, insan organizmasında kendi kendini yenileme kapasitesine sahip; tüm dokularda bulunan, çok uzun süre yaşama potansiyeline sahip, genetik hata oluşturmadan yeni hücreler üretebilen hücre popülasyonları olarak nitelendirilir.Kök hücre kaynağı olarak süt dişi pulpası özellikle önem taşır. Hatta Amerika’da annelere çocuklarının süt dişlerini atmaması ve (gerektiğinde ileride kullanılmak üzere özel merkezlere gönderilerek) saklanması konusunda belirli kuruluşlar tarafından çağrı yapılır.

Süt dişleri ve yirmi yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerin dondurularak gelecekte kullanılmak üzere kök hücre “Diş Bankası”nda saklanabildiğini belirten uzmanlar: “Dişler, pulpanın ve dolayısı ile kök hücrenin canlılığını yitirmemesi için özel solüsyonlu kit içerisinde diş bankasına ulaştırılır. Kitlerin içinde, çekimden sonra 15 dakika içinde dişin içine konulması gereken ve oda sıcaklığında 52 saat bekleyebilen özel solüsyon vardır.”

Diş Bankası’nın merkezinin, ABD’nin Massachusetts eyaletinde, Boston şehrinde olduğunu biliniyor. Kısa adı NECC olan merkez, 1982 yılında doku, kan ve sperm bankası olarak kuruldu.1995 yılında kordon kanından elde edilen kök hücreleri depolamaya, 2007 yılında da dişlerden alınan kök hücrelerin bankacılığına başladı. Merkezin Türkiye’deki şubesi, İstanbul Nişantaşı’nda hizmet veriyor.

Bu konu ile ilgili en detaylı araştırmalardan biri 2009 yılı içerisinde Amerikan Columbia Üniversitesi’n de görevli Prof. Dr. Jeremy Mao tarafından yapıldı. Dr. Mao, doğal malzemelerden üretilmiş ve mikro bir büyüme faktörü (stem cell) ile aşılanmış diş şeklindeki yapıları diş çekim soketine yerleştirdi. Zaman içinde periodontal ligament ve yeni kemik oluşumu ile birlikte bu diş benzeri yapının büyüdüğü gözlendi. Dr. Mao tam bir diş oluşumunun dokuz hafta gibi bir sürede tamamlanacağına inandı.Bu yapı soket içerisinde büyüyerek, doku ile entegre olmayı başardı.
Kök hücre tedavisi ilerisi için büyük umut vaad ediyor ama gerek hücrelerin saklanması, biriktirilmesi; gerekse kullanım alanları açısından, yasal ve etik tüm koşullar yerine getirildikten sonra uygulanması; tam anlamıyla kontrollü olarak yapılması gerekir.Sanırım bunun içinde biraz daha zamana ihtiyacımız olacak.

MAKALELER